Sanatla Kaçış

Sanat nedir? Yaratıcı zeka ürünü bir eserin ortaya konması olarak tanımlanabilir. Ayrıca, özel bir yetenek işidir sanat ve sonuç olarak ortaya biricik bir eser çıkar. Peki insanlar neden sanata yönelir? Elbette ki, bu soruya verilebilecek pek çok yanıt olabilir ancak, bunlardan belki de en önemlisi, “bu dünyadan uzaklaşmak” olmalı. Kısa süreliğine de olsa, tüm dünyadan, herkesten ve her şeyden uzaklaşmak… Hayatında en azından bir kez olsun, bunu kim istememiştir ki?

Geçenlerde New York’ta yaşayan bir arkadaşımın sergisine bakma şansım oldu. Tabii ki, çalışmalarını bir süredir sosyal medya üzerinden takip ediyordum ve her seferinde beni şaşkınlık içinde bırakıyordu; gelgelelim, hayranlık uyandıran o eserlerinin tümünü bir arada görmek, bir anda pek çok duyguyu uyandırdı. Bu sanki, karanlıkta ansızın yüzüne flaş patlaması gibi bir şeydi. Hayranlık, şaşkınlık, hem kayboluş hem de paradoksal bir biçimde varoluş isteği, benzer şekilde, hem saklanma, hem de göze çarpma arzusu…

Beynimdeki milyarlarca nöron arasında çok çeşitli ve çetrefilli duygu ve düşünceler sel gibi akarken, farkında bile olmadan o kaçış gerçekleşmişti. İnsana o “kaçış” duygusunu yaşatabilen çok az şey vardır ve bana bunu yaşattığı için sevgili arkadaşım Nurhan E. Michel’e ne kadar teşekkür etsem azdır.

Eğer siz de sanatla, resimle ilgiliyseniz, Nurhan E. Michel’in sitesine (www.nurhanemichel.com)    bir göz atmanızı mutlaka tavsiye ederim.

Günlükten Notlar 4

Yine uyuyamıyorum ve gecenin bir yarısı sana yazıyorum. Yine seni rahatsız edeceğim biliyorum; ancak, öyle yalnızım ki! Ne olur bağışla beni! Çok yalnızım!

Üniversiteye başlamak üzere olduğum zamanları anımsıyorum. Nasıl da umut ve hayal doluydum. Bu artık, kaldığım o evden, yaşadığım o hayattan kurtulmam anlamına geliyordu. Bundan böyle bağımsız olabilecektim. Hayatımda yeni bir dönem başlıyordu. Her şey güzel olacaktı. Olmalıydı. Ne de olsa, zaten yıllarca yeteri kadar çekmemiş miydim? Artık, mutlu bir sonu hak etmiyor muydum? Lakin, her şeyin daha yeni yeni başlamakta olduğunu anlayamayacak kadar naiftim. O zamanlar daha yolun çok başındaydık. Hayat hakkında ne biliyorduk ki?

Geçmişe baktığımda öyle çok hata görüyorum ki… Ancak bu hatalar, yaptıklarımdan ziyade, yapmadıklarımı içeriyor ve bugün, yapılacaklar listemdekileri tamamlayamamaktan korkuyorum.

Gecenin bir yarısı neler saçmalıyorum değil mi? Bunu yine neyi var diyeceksin muhtemelen. Neyse, daha fazla saçmalamadan burada bıraksam iyi olacak sanırım.