Shakespeare ve Soneler

shakespeare-ve-soneler_670x376

Ardında 154 sone bırakan edebiyat dehası Shakespeare’den olağanüstü bir sone.

William Shakespeare Üzerine

İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu William Shakespeare’in 23 Nisan 1564’te doğup, 23 Nisan 1616’da öldüğü söylenir. On sekiz yaşında evlenen Shakespeare’in üç çocuğu olmuştu ve bir tiyatro şirketinin sahibi olarak iyi bir kariyeri vardı. Belki de bu işi sayesinde ölümsüz eserlerine imza atmayı başardı. Zira işi onu, oyunlarını yazması için teşvik ediyordu. Shakespeare, yaşamı boyunca bir kraliçe ve bir kral görmüştür. Shakespeare’nin denk geldiği Kraliçe Elizabeth döneminde şiir, felsefe ve özellikle de tiyatro gelişmiştir. Oyunlarının yanı sıra, yaşamı boyunca 154 sone yazmıştır. Bunların en romantiklerinden birisi de 18. sonesidir.

Shakespeare’in 18. Sonesi

Karıştırır mıyım seni bir yaz günüyle;

Sen daha ılımlı ve daha hoşsun.

Sert rüzgarlar hırpalar Mayısın tatlı tomurcuklarını,

ve yaz kısa bir süreliğine kiralar günleri.

Çok sıcaktır böylesi anlarda güneşin gözleri,

Her güzelliğin kaybolduğu olur onun güzelliğinde.

Birden soluklaşır altın teni;

Talihsizlikler ve doğadır yön veren bu karışıklığa.

Ama senin yazın hiç solmayacak,

Ne kaybedeceksin sahip olduğun güzelliği,

Ne de ölüm övünecek sana gölgende gezindiği için.

Benim ebedi dizelerimde sen yaşadıkça.

İnsanlar nefes aldığı ve gözler görebildiği sürece,

Sana hayat verecek bu şiir, ölümsüzleştirecek seni.

Hüzün ve Yalnızlık Bir Efsaneyle Birleştiğinde: Marilyn Monroe

American Masters: Marilyn Monroe

Marilyn Monroe, henüz 36 yaşındayken aşırı dozda sakinleştirici ilaçtan ölmüştü.

Efsane ve ışıltının ardındaki gerçek Marilyn’nin yaşamına dair.

Norma Jean’den Marilyn Monroe’ya

Sıradışı yaşamlar, sıradışı kişilikler doğurur ve kimi zaman her şey, kendini kanıtlama ihtiyacıyla başlar. Onun için de her şey böyle başlamıştı. 1 Haziran 1926’da dünyaya gelen Norma Jean Mortensen (Annesi Gladys doğum belgelerine ikinci kocasının soyadını yazmıştı ve kasıtlı olarak hatalı vermişti. Aslı Mortenson’dur.) için başkalarının yanında ve bir yılı aşkın süre de yetimhaneden geçen bir çocukluk döneminden sonra, henüz on altı yaşındayken sırf mecburiyetten yapılan bir evlilikle gelen yaşam, tatmin edici olmaktan uzaktı.

1944 yılının sonunda, Norma Jean’in hayatını ölene dek değiştirecek bir olay gerçekleşti. Ordu eğitim programı için film yapan askeri bir birim, Yank isimli bir dergide yayınlanmak üzere onun ve çalıştığı yerden birkaç kadının fotoğrafını çekti. Böylece, lambadaki cin çıkmıştı. Grace teyzesinin çocukluğundan beri kafasına yerleştirdiği fikirler ve Norma Jean’in küçük bir çocukken kurduğu hayaller artık gerçek olabilirdi.

Hüzün ve Yalnızlık Bir Efsaneyle Birleştiğinde: Marilyn Monroe-mjrf6y7mxm

Neden İstiyordu?

Babası tarafından reddedilmiş, annesinden hiç sevgi görmemiş, tüm çocukluk ve gençlik dönemi ruhsal anlamda hırpalanarak geçmiş birisi, Amerikan rüyasını gerçekleştirmek, yani büyük bir şeyler başarmak ister. Hayata yenik başlamış bir insan, öncelikle kendisine, daha sonra ise başkalarına başarabileceğini, başarılı olacağını gösterme ihtiyacı içerisinde olur. Muhakkak ki, o da böyle bir halet-i ruhiye içerisindeydi. Hayatla bir derdi vardı; onu reddeden babasına ve ondan sevgisini esirgeyen herkese, onlarsız da nasıl iyi olabildiğini göstermek istiyordu. Sevgisiz ve ilgisiz o çocuk, tüm dünyaya var olduğunu göstermek ve milyonların sevgisini kazanmak istiyordu.

Hüzün ve Yalnızlık Bir Efsaneyle Birleştiğinde: Marilyn Monroe-bwn4f4v9tb

Şöhretin Bedeli     

Yaşamın ironik yanlarından birisi de, insanoğlunun her şey için bir bedel ödemek zorunda oluşudur. Bu kaçamayacağımız bir olgudur. Burada asıl tartışılması gerekense, elde edilen değerin, feda edilene/edilenlere değip değmeyeceğidir. Kimi zaman kazanılan, yitirileni karşılamakta yetersiz kalır ve Marilyn için de böyle bir durum mu söz konusuydu? O, Norma Jeane’den Marilyn Monroe’ya evrilerek tüm zamanların en ünlü ikonlarından birisini yaratmıştı. Lakin, bu aşama sorunlarını daha da derinleştirmiş, ünlü olma sürecinde alkol ve uyku ilaçlarına bağımlı hale gelmişti. İlaçlara öylesine bağımlı duruma düşmüştü ki, onlar olmadan kısa süreliğine kestiremiyordu bile. Depresyon tedavisi için yattığı Columbia Üniversitesi Presbiteryen Sağlık Merkezi’nde, psikiyatristi Dr Ralph Greenson’a yazdığı uzun mektuplardan birisinde şöyle diyordu: “Dün akşam yine bütün gece boyunca uyanıktım. Bazen geceler ne için var diye merak ediyorum. Benim için neredeyse hiç var olmayan, uzun uzun korkunç birer gün gibiler.”

Hüzün ve Yalnızlık Bir Efsaneyle Birleştiğinde: Marilyn Monroe-naqo0hp02m

Zaman Kaybı Tedaviler

Marilyn’in yanlış tedavilerin kurbanı olduğu yaklaşımı akla yakın görünüyor; zira, sakinleştirici ilaçlar özellikle uzun vadeli kullanımlarında yarardan ziyade zarar getirir ve onun kullandığı sakinleştiricilerin çeşidi ve dozu şaşkınlık verici düzeydeydi. Lakin, o dönemlerde bu ilaçların zararları şimdi olduğu kadar iyi bilinmiyordu. Bunun yanı sıra, gördüğü terapi tekniği de yarar sağlayıcı olmaktan uzaktı. Psikanalizle geçmişi sürekli olarak en ince ayrıntısına kadar kurcalanıyordu ve bu da aynı travmaları tekrar tekrar yaşaması anlamına geliyordu ki, bu şekilde bir insanın iyileşmesi kabil değildir. Her seferinde geçmişteki travmaları yeniden yaşayan bir insan, sürekli olarak başa sarar ve asla iyileşemez. Bilakis, daha da kötüye gider. Dolayısıyla da ilerleme gösteremiyor, geçmişi asla geçmişte bırakamıyor, mütemadiyen içinde bulunduğu güne taşıyor, hayatına devam edemiyordu.

Hüzün ve Yalnızlık Bir Efsaneyle Birleştiğinde: Marilyn Monroe-mo6d4bc0xa

Sona Doğru

Marilyn kendisini bile şaşkınlık içerisinde bırakan bir efsane yaratmış, olağanüstü bir kariyer yapmış ve o efsane, kendi kendisini yok etmişti. En başta alkol ve sakinleştirici kullanımına hiç başlamamış olsaydı, ablasıyla daha yakın bir ilişki kurabilseydi, ona olumlu anlamda hiçbir şey katmayan insanlara yaşamında yer vermeseydi, hayatının kontrolünü elinde tutabilseydi, başkalarına o kadar bel bağlamasaydı, belki de onun için bazı şeyler çok daha farklı olabilirdi. Ancak, şu muhtemelen asla değişmezdi; o yapayalnızdı ve onu kahreden de öncelikli olarak buydu.

Adına Yazılan Şarkılar

Marilyn pek çok şarkıya ilham kaynağı oldu. Bunlardan birisi de Elton John veBernie Taupin’in 1973’de onun için yazdığı “Candle In the Wind” isimli şarkıydı. Makaleye bu şarkının bazı dizeleriyle son vermek istiyorum:

“Hoşça kal Norma Jeane!

Yalnızlık zordu.

Oynadığın en zor roldü.

Hollywood bir yıldız yarattı

ve acı ödediğin bedeldi.

Öldüğünde bile,

Basın peşini bırakmadı.

Tüm gazeteler,

Marilyn çırılçıplak bulundu yazdı.

…”

Hüzün ve Yalnızlık Bir Efsaneyle Birleştiğinde: Marilyn Monroe-v97jcmm8vf

James Dean’den Ruha Dokunan Sözler

indir

Sinema tarihinin efsane ismi James Dean’den, bir ölçüde onu simgeleyen nitelikte, düşündüren sözler…

Unutma:

Hayat kısa, kuralları boz (Bozmak için yapılmışlardır.).

Çabucak affet, yavaşça öp.

İçtenlikle sev, kontrolsüzce kahkaha at

ve asla seni güldüren bir şeyden pişmanlık duyma.

Bulutlar gümüşle dizilmiş ve bardağın yarısı dolu (Her ne kadar yanıtlar aşağıda olmasa da.).

Küçük şeyler için kaygılanma.

Olman gereken kişisin.

Hiç kimse izlemiyormuş gibi dans et.

Tek bildiğin buymuş gibi sev.

Sonsuza dek yaşayacakmış gibi hayal kur.

Yarın ölecekmiş gibi yaşa.

Sözleriyle Efsanevi Müzisyen Kurd Cobain

 514897-3-4-03e9a

Nirvana grubunun kurucusu Kurt Cobain, henüz 27 yaşındayken intihar ederek ölmüştü.

Müziğiyle olduğu kadar, çalkantılı yaşamı ve sıradışı ölümüyle de hafızalara kazınmış olan Kurt Cobain’i, bir de kendi sözleriyle dinleyelim.

Kendim olduğum için nefret edilmeyi, olmadığım birisi için sevilmeye tercih ederim.

Başka birisi olmayı istemek, olduğun kişiyi boşa harcamaktır.

Kimse bakire olarak ölmez, hayat herkesi bir şekilde beceriyor.

Trajedi için teşekkür ederim, sanatım için ona ihtiyacım var.

Pratik yapmak mükemmelleşmeyi sağlar, ama hiç kimse mükemmel değildir, öyleyse neden pratik yapılıyor?

Hepimizin içinde iyilik vardır ve sanırım insanları öylesine çok seviyorum ki, bu beni kahrediyor.

Gençliğin görevi, bozulmaya meydan okumaktır.

Paronayak olman, takip edilmediğin anlamına gelmez.

Uyuşturucular zaman kaybıdır. Hafızanızı ve kendinize olan saygınızı yok ederler ve kendinize olan saygınızla birlikte her şey gider.

Oturup sıkıcı hayattan şikayet etmek yerine, yapmış olmayı dileyeceğim pek çok şey var.

Sırf insanlarla anlaşabilmek ve arkadaş edinebilmek için, olmadığım birisi gibi davranmaktan yoruldum.

Arkadaşlar, düşmanı tanımaktan başka bir şey değildir.

İnsanlar bana, farklı olduğum için gülüyor; ben de onlara, hepsi aynı oldukları için gülüyorum.

Tecavüz, evrendeki en korkunç suçlardan birisidir ve her birkaç dakikada bir gerçekleşiyor. Tecavüzle mücadele eden gruplar kadınları kendilerini nasıl savunacakları konusunda eğitmeye çalışmalı. Yapılması asıl gerekli olan şey ise, erkeklere tecavüz etmemeyi öğretmek. Kaynağa inin ve oradan başlayın.

Hayatımın en iyi günü olan yarın asla gelmiyor.

Eğer gözlerim ruhumu gösterebilseydi; herkes, beni gülerken gördüğü zaman ağlardı.

LIFE SAVER STREET STYLE

DSCN5774

Jeans

Sometimes i think that a man can not live without a jean and i do not know who invented the jean but a man should has them a lot. It symbolizes youth, rebelliousness, energy of life, comfortableness and chicness. Of course today a lot of things has been changed about fashion and wearing a jean is one of them. It is not only necessary for daily life but also you can wear it in some important events and even at work. May be ten years ago we could not imagine wearing a jean with a brogues but now, we do it. Jeans can be skinny and distressed but let us not exaggerate it. Because too skinny jeans do not look smart. Stonewashed and dark colour jeans generally can be perfect. By the way now that we are talking about jean, i can not skip this part without thank James Dean. May be without him something would be different. Because he who did show up “Rebel Without A Cause” wore that jean and t-shirt and made those youth’s traditional clothes. Wearing a jean and t-shirt stream spreaded to the whole world after “Rebel Without a Cause”. (James Dean: The Mutant King, By David Dalton)

T-Shirts

A basic t-shirt can always be a life saver. You can wear it with a jean which is a great combination especially for the street style and i think black and white are always the best choice. Those main colours are elegant and noble and they can fit everthing. Even if you need a formalwear, you can wear it under your jacket.

My personal choice is v-neck with t-shirts because v-nick gives you sexier and muscular looking because it gives your chest prominence.

Black Leather Jackets

If there is a timeless thing, that is a black leather jacket. A black leather jacket always makes you look cool and hot and it is perfect for the street style. The black leather jacket you wear must be fit on you. On the contrary you might lose all cool looking.

Besides these, the black leather jacket gives you a tough and mysterious look and i think there is no guy would not like this.

As regards to footwear, you should wear – off course no matter the season –  a chukka boots in black leather and as an accesory a black sunglasses can be the complementary.

Briefly

Shortly here your autumn street style is a jean – preferably dark colour -, black or white v-nick t-shirt, black leather jacket and black leather chukka boots. If you want, you can complete it with black sunglasses.